twitter

Necip Fazıl Kısakürek Sakarya Türküsü

Necip Fazıl Kısakürek Sakarya Türküsü, Necip Fazıl Kısakürek Şiirleri

 

SAKARYA TÜRKÜSÜ

 

İnsan bu su misali kıvrım kıvrım akar ya

Bir yanda akan benin öbür yanda Sakarya

Su iner yokuşlardan hep basamak basamak

Benimse alın yazım yokuşlarda susamak

Her şey akar su, tarih, yıldız, insan ve fikir

Oluklar çift birinden nur akar birinden kir

Akışta demetlenmiş büyük küçük kainat

Şu çıkan buluta bak bu inen suya inat

Fakat Sakarya başka yokuş mu çıkıyor ne?

Kurşundan bir yük binmiş köpükten gövdesine.

Çatlıyor yırtınıyor yokuşu sökmek için

Hey Sakarya kim demiş suya vurulmaz perçin?

Rabbim isterse sular büklüm büklüm burulur

Sırtına Sakaryanın türk tarihi vurulur

Eyvah eyvah Sakaryam sana mı düştü bu yük

Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!...

 

              Ne ağır imtihandır başındaki Sakarya...

              Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?..

 

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal

Hamallık ki sonunda ne rütbe var ne de mal

Yalnız acı bir lokma zehirle pişmiş aştan

Ve ayrılık, anadan, vatandan, arkadaştan

Şimdi dövün Sakarya dövünmek vakti bu an

Kehkeşanlara kaçmış eski günleri an

Hani Yunus Emre ki kıyında geziniyordu

Hani ardında çil çil kubbeler serpen ordu

Nerede kardeşlerin cömert Nil, yeşil Tuna

Giden şanlı akıncı ne gün döner yurduna?

Mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir?

Bulur mu deli rüzgar o sedayı Allah bir!

Bütün bunlar sendedir bu girift bilmeceler;

Sakarya kandillere katan döktü geceler...

 

                       Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,

                       Öz yurdunda garipsin öz vatanında parya!

 

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;

Bir hayata çattık ki hayata kurmuş pusu

Geldi ölümlü yalan gitti ölümsüz gerçek;

Siz hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağını assalar belki çeker de bir kıl

Bu ifritten sualin kılını çekmez akıl

Sakarya saf çocuğu masum Anadolu'nun

Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun

Sen ve ben gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız

Rengimize baksınlar kandan ve çamurdanız!

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;

Aldırma böyle gelmiş bu dünya böyle gider!

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz

Sen kıvrıl ben gideyim son peygamber kılavuz

 

YOL ONUN VARLIK ONUN GERİSİ HEP ANGARYA

YÜZÜSTÜ ÇOK SÜRÜNDÜN AYAĞA KALK SAKARYA...