Anasayfa / Genel / Masal Oku (Keloğlan), Masal Oku Kısa , Keloğla Masalı Oku

Masal Oku (Keloğlan), Masal Oku Kısa , Keloğla Masalı Oku

Masal Oku (Keloğlan), Masal Oku Kısa (Keloğlan), Keloğla Masalı Oku

Evveli bir Keloğlan varmış. Üç de kardeşi varmış. Öteki üç kardeşi Keloğlanı durmadan aldatırmış. Bir gün çifte gitmiş Keloğlan. Öteki üç kardeş de Keloğlanı dövelim, sövelim diye anlaşmışlar. Keloğlan oradan bir tavşan eniği tutmuş. Öteki üç kardeşi durdurmuş. Tavşan eniğine demiş ki:

- Git ablana söyle şunu pişirsin, bunu pişirsin, aşı tuzsuz pişirsin.

Tavşan eniğini koyuvermiş. Tavşan eniği ters gitmeye başlamış. Üç kardeş sormuşlar:

- Neden o yana gidiyor, diye.

Keloğlan:

- Köpeklerden korktuğu için, demiş.

Eve vardıklarında yemekler Keloğlan’ın dediği gibi çıkmış. Bu sefer çok akıllı tavşan diye üç kardeş:

- Bu tavşanı bize sat demişler. Halbuki Keloğlan karısına önceden:

- Şunu pişir, bunu pişir, aşı tuzsuz pişir, demişmiş. Eve geldiklerinde, evde buldukları tavşan da ötekine benzer başka bir tavşanmış.

Keloğlan:

- Ben bu tavşana ne istersem yaptırıyorum, satmam, demiş ; fakat, daha sonra tavşanı satmış. Üç kardeş de tavşanı almışlar.

Ertesi gün onlar da aynı şeyi yaptıklarında, tavşan kaçar gider. Bir daha da görünmez. Eve varırlar. Ne tavşan var, ne de yemekler pişmiş. Üç kardeş sinirlenip Keloğlanı öldürmeye gidiyorlar. Sonra Keloğlan’ı yakalayıp büyük bir sandığa kapatıyorlar. Sandığı nehre itmek için sopa getirmeye gittiklerinde Keloğlan:

- Almaaam, almaaam. Diye bağırmış. Öbür yanda koyun güden çoban, sesi duymuş gelmiş.

Ne almıyorsun arkadaş diye seslendiğinde Keloğlan:

- Padişahın kızını veriyorlar da onu almıyorum, demiş.

Çoban Keloğlanı sandıktan çıkarmış ve kendi girmiş. Bu sefer çoban bağırmaya başlamış:

- Alırııım, alırııım, diye.

Üç kardeş gelip sandığı nehre kaktırıyorlar. Çoban ölmüş. Keloğlan da çobanın koyunlarını almış akşam üstü eve gelmiş.Üç kardeş bakmışlar ki Keloğlan ölmemiş; eve kırk tane koyunla geri dönmüş. Hayretle Keloğlan’a sormuşlar. Keloğlan:

- Salaklar az daha öteye kaktırsaydınız kırk koyun daha getirecektim, demiş.

Üç kardeş hemen aynı yere giderek, koyun alabilmek için, birbirlerini suya itmişler. İçlerinden biri boğulurken “kırk kırk” diye can çekişmeye başlamış. Diğeri ona:

- Kırk koyun babanın borcunu ödemez, elli iste, elli iste diye bağırmaya başlamış. Yanından geldim selamı var.

 

Yorum Yaz
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!